Bugün: 21 Eylül 2017 Perşembe
Favorilerime Ekle | Künye | Reklam
Ana Sayfa | Yazarlar
Print Al
Sürdürülebilir başarı için…



Hiçbir başarı tesadüfî değil. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadının olması gibi; her başarının muhakkak bir sebebi vardır.
Gelen evrak, gelen mail ve gelen telefonun yönettiği, girişimcilik ruhunun akamete uğratıldığı, departmanlar arası savaşın yaşandığı, şirket içi iletişimin körler ve sağırlar diyaloguna döndüğü bir şirketin; başarılı olması elbette mümkün değildir.
Takım halinde çalışan, aynı hedefe odaklanmış şirketlerin başarısı ise ortadadır.
Bir Alman şirketinin Türkiye genel müdürü, şirket kültürleri hakkında yaptığı değerlendirmede; “Türkiye’de vizyonumuz genel vizyonumuzla aynı. Bunun altında heyecan veren ürünler ortaya çıkarmak ve alman mühendisliği ile müşteri beklentilerinin üstüne çıkmak yatıyor.
Dünya çapındaki başarımızın sırrı uluslararası odaklanmadır. Yeni pazarlara yeni bakış açılarıyla girmektir. Firmamız genç yöneticilere önem verir, onları eğitir, güven verir, onlara inanır. Bu da çok önemlidir. Çünkü genç insanlar, çalıştıkları kurumlara yeni fikirler getirirler.
Bir yönetici olarak başarımın nereden kaynaklandığını düşündüğümde, bunun Türkiye’yi yöneten takımı kurmuş olmam olduğunu görüyorum. Sürekli olarak işi nasıl yaptığımızı analiz edip, kontrol ediyoruz. Gerçekte ben yaptığım hareketlerle örnek olmak suretiyle insanları yönetirim, sadece kelimelerle değil.
Prensipte kendi yapmayacağım hiçbir şeyi çalışanlarımdan istemem. Örneğin işe vaktinde gelmek önemliyse eğer, sabah işe en erken gelen ben olurum. Böylelikle inançları doğrultusunda yaşayan bir lider oluyorum.
Bence eğitim çok önemli. Bir yöneticinin çalışanlarına verebileceği en önemli şey eğitimdir. Bir yönetici olarak çalışanlarıma aşılamak istediğim özellikler, öncelikle geleceği görebilme yeteneğidir. İkinci özellik ise, detaylara önem vermedir. Sadece işleri delege etmeleri değil, delege edip kontrol etmeleridir.
Biz yüksek bir aile bilinci geliştirerek, firma kültürü oluşturduk. Örneğin her pazartesi tüm yöneticiler iki saatliğine bir araya gelip her şeyi tartışıyoruz. Aktif iletişim içinde, açık ve dürüst olmak çok önemli. Böylece karşılaşılan problemler anlaşılır ve müşterinin beklentisi doğrultusunda nasıl çözülebileceği düşünülür. Yöneticilikte başarılı olmak istiyorsak detayları yönetmek elzemdir.
Diğer bir konu da kişinin kendi ile ilgilendirmesidir. Bir problem çıktığında genelde insanlar kendilerinden başka suçlu ararlar. Firmada bir problem çıktığında, bu sorun benden kaynaklanıyor diyebilecek birini arıyorum. Ben, öncelikle hatalarını kabul eden kişileri yükseltiyorum. Her şeyi yapabileceklerini iddia edip, en ufak bir problemle karşılaştıklarında suçu başkasına atan yöneticilerden her ne olursa olsun uzak durmaya çalışıyorum.
Şirketimizde herkes, aynı felsefe etrafında, aynı vizyona sahip bir şekilde çalışıyor. İletişim ve diyalog açık. Sık sık fabrikaya iner ve çalışanlarla toplantı yaparım. Firmadaki tüm yöneticiler bir araya gelir sorunları öncelikleri tartışırız.
Bir de fiziki olarak neler yaptığımıza bakalım. Daha açık bir ortam oluşturmak için yöneticilerin odaları yıkıldı, çalışanlardan cam paravanlarla ayrıldılar. Böylece insanlar yöneticilerle konuşurken daha rahatlar, departmanlar arasındaki tüm kapıları kaldırdık. Böylece sembolik olarak düşüncelerin departmanlar arasında gidip gelmesini sağlıyoruz. Hiç bir şey bir departmanda kilitli kalmıyor.
Bir sorunla karşılaştığımızda her departmandan birer kişiden oluşan bir takım sorunu inceliyor. Böylece farklı kişilerden farklı çözümler oluşturabiliyor. Siz bunları yaparsanız, kişiler de yavaş yavaş ortak amaç altında çalışmak düşüncesine ısınırlar. Örneğin bizde departmanların birbirini suçladığına hiç şahit olmadım. Bunun nedeni de problemin sadece o bölümün değil herkesin problemi olmasıdır.
Müşterilerimizi tanımlamam gerekirse üst gelir düzeyinde olduklarını söylemeliyim. Müşteri kraldır. Birçok yönetim okulunda şimdi müşterinin kim olduğu tartışması yapılıyor. Aynı organizasyon içinde çalışanlar da birbirlerinin müşterisi olabilirler. Ama bence esas müşteri gün sonunda elini cebine atıp malı satın alan kişidir.
Kalite, yaptıklarınızın tümüdür. Böylece bir lider olarak yapmamız gereken en kritik iş, insanları motive ederek, kalite kavramını oluşturmaktır. Gerçekten biz; Almanya, Belçika ve İngiltere’deki tesislerden çok daha iyisini, en kaliteli üretim tesisini kurduk.
Başarımın sırrı, işe hep yeni bir gözle bakmamdır. Önemli olan müşteridir. Yapılan iş müşteri için değilse, önemli de değildir. Öncelikle çevrede gezmeye çok zaman harcarım. Müşterilerle konuşur, kim olduğumu açıklamadan insanlara şirketimiz hakkında ne düşündüklerini sorarım.
Tarihinizdeki saray’dan çıkıp tebdili kıyafet gezen liderlere hayranım ve onların yönetim tarzını benimsiyorum. İşte bu kadar basit...” diyor.
İşte bu başarılı örnekte de görüldüğü üzere bir kuruluşun sürdürülebilir başarıyı yakalaması için;
• Vizyonu kesin hatlarla çizilmiş
• Kurumsallaşmış, her türlü taşların yerine oturduğu, kurum kültürüne oluşturmuş
• Bürokrasiden arınmış, kırtasiye ve imza işlerini en aza indirip, çabuk karar verme kabiliyetine ulaşmış
• Yöneticilerin yetki devrine gittiği, üstündeki yetkileri altındakilere devredebildiği
• Şirket içinde bölümler arası iletişimin ve güvenin çok yüksek olduğu
• İşletmeciliğin bir takım çalışması olduğuna inanıp, bu hedef doğrultusunda bir araya gelmenin hazzını içinde duyarak çalışanların oluşturduğu, “benim başarım takımımın başarısıdır” diyebilen
• Ben yerine biz kültürünü oluşturmuş
• Motive olmuş, herkesin ben şu işletmedeyim diyebildiği
• Kaliteye inanıp, A’dan Z’ye bunu bütün programlarına yansıtan
• Toplumun bütün kesimlerine hitap edebilen
• Müşteriyi iyi şeylere layık olduğuna, kaliteli olanı almaya layık olduğuna inandırmış, işletme olarak da bunların hepsinin kendi işletmesinde olduğunu ispatlamış
• Müşterisiyle iyi ilişkiler kurmayı başarmış çalışanların yer aldığı bir işletme.
Yukarıdaki şartları oluşturmuş bir işletme uzun dönemli sürdürülebilir başarıyı yakalamış bir işletmedir.
Bilen yapar. Az bilen konuşur. Bilmeyen tenkit eder.
Ne dersiniz?


M. Emin Öztürk ile iletişim kurmak için e-mail adresi: mehmeteminozturk.tr@gmail.com
Yazarın Diğer Yazıları
Ortak akıl’la hareket edin, kiralık akıl’la değil…
Marka kentiniz olsun, 1 milyar dolar borcun olsun
Niçin 2015 Altın Bir Yıl?...
Niçin Kalbe Endeksli Yönetim?
Kurum kültürü “marka”yı sabah kahvaltısı olarakyer
Takım anlayışının geliştirilmesi
Drucker’a göre üç tür ekip…
Ekipçilik
Takım; sözün hedefi ve özetidir
Sıradanlıktan Kurtulmak
<<  1 | 2 | >> 
İktibas Yazarlar

İnsan Kaynakları
Şirket Kültürü
Kişisel Gelişim
Liderlik
İş Yönetimi
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Künye | Bize Ulaşın | Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2012 yonetimhaber.com | | info@yonetimhaber.com
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2011-2012, Tüm Hakları Saklıdır.