Bugün: 22 Kasım 2017 Çarşamba
Favorilerime Ekle | Künye | Reklam
Ana Sayfa | Yazarlar
Print Al
Sıradanlıktan Kurtulmak



İletişim ve bilgi teknolojilerindeki gelişmelerle gittikçe küçülen dünyamızda milletler ve şirketler arasındaki rekabet de gittikçe kızışmaktadır.

Artık rekabet sadece iki şirket arasında değil, bütün tedarik zincirlerini de kapsayan bir alandadır.

Ayakta kalmaya çalışan şirketler; aynı malların üretildiği, pazarın tamamen paylaşıldığı; kar oranlarının çok düştüğü bir ortamda çalışmayı göze almak zorundadırlar.

İktisadi anlamda monopol (tekel) olmayan şirketlerin geleneksel yöntemlerle yapabilecekleri tek şey rekabet etmek değildir.

Bu nedenle başarılı olmak isteyen bir şirket rakipleriyle aynı kulvarda ve daha dar mekanda yarışmak yerine kulvar dışına çıkabilmelidir.

Çok iyi bilinen ve sık anlatılan bir fıkra vardır. İki kişi ormanda gezinirken, bir aslan kükremesi duyarlar. Biri hemen kaçmaya başlarken, diğeri ise sakin sakin yere oturarak koşu ayakkabılarını giymeye başlar. Arkadaşı şaşkınlıkla "yoksa aslandan daha hızlı koşacağını mı sanıyorsun?" diye sorduğunda, yerde oturan; "Hayır. Aslandan hızlı koşmam gerekmez ki, senden hızlı koşmam yeter." diye cevaplar.

Bu fıkra çoğu zaman rekabetin özü olarak ortaya konur.

Diğerinden hızlı koşmak yeterlidir. Klasik rekabet genellikle diğerini fiyat ya da kalitede yenmek üzerine kuruludur.

Yani diğerini yenmezsen aslana yem olursun, ya da iş dünyası terimiyle söylemek gerekirse, batarsın.

Rekabet, işi çekip çevirmenin, varlığını korumanın bir parçasıdır ve ayakta kalabilmek için gereklidir. Başarı için ise; rekabet üstü olmak gerekir. İşte bu nedenle ikisini birbirinden ayırmak gerekmektedir.

Rakip olmazsa rekabet de olmaz.

Çünkü rekabet kendini başkalarıyla karşılaştırmaya dayalıdır.

Rakip olmazsa rekabet üstü olunabilir mi? Olunabilir. Çünkü bu durumda amaç, daha iyi değerler üretmeye çalışmaktır.

Bu nedenle 21. Yüzyılın yeni rekabet ortamında;
Ticarette korumanın kalktığı,
Malların dolaşımının serbestleştiği,
Sübvansiyonların kalktığı,
İnternet ile üreticiler ve müşteriler arasındaki aracıların kalktığı ve her türlü pazara ve müşteriye erişilebilindiği,
Elektronik ticaret ile sınırların aşıldığı ve hız kazandığı bir iş dünyasıyla karşı karşıyayız.

Pazarlar ister ulusal, isterse uluslararası olsun, işletmelerin yoğun rekabet baskısı altında kalması; onları, mücadelelerinde düşük fiyatlı ve yüksek kaliteli üretime zorlamaktadır.

Girdi maliyetlerindeki sürekli artışlar da bu baskıları artırıcı etki yapmakta, ayrıca tüketicilerin daha güvenilir ürünler ve daha iyi servis talepleri de git gide belirginleşmektedir. İşte bütün bu baskılar günümüz üreticilerini rekabet üstü olmak için, teknolojik yenilik yapmaya zorlamaktadır.

Rekabet üstü olmayı engelleyen faktörlerden biri de emtialaşmaktır. Emtia, borsalarda fiyat bazında alım satımı yapılan ve genelde ara malı özelliği taşıyan mallardır. Mesela bakır, çimento, soya fasulyesi çekirdeği, buğday gibi.

Bu malların en önemli özelliği, belli kategoriler içinde birbirlerinden fazlaca farklılık göstermemeleridir. Hangi üreticiden gelirse gelsin, buğdaylar arasında fark gözetilmez ve bu piyasalarda tüm diğer emtia borsalarında olduğu gibi asıl belirleyici olan fiyattır. Bu durumda en ucuza üretebilen ve en ucuza satabilen kazanmaya başlıyor.

Bir zamanlar IBM bir marka iken ve bunun sayesinde çok yüksek fiyatlara mal satılabilirken, bugün piyasada rahatça yüksek fiyata mal satabilen bir PC (personel computer: kişisel bilgisayar) markası yoktur. Kişisel bilgisayar emtialaştı. Emtialaşmamak bir anlamda rekabet üstü olmanın gereğidir.

Şirketinizin ürettiği ürün ve hizmetin emtialaşmasının önüne geçebilmenin en önemli yolu "farklılaşmak"tır. O zaman rakip alternatiflerin fiyatları ne olursa olsun, kendi malınızı çok daha farklı ve yüksek fiyata satabilirsiniz.


M. Emin Öztürk ile iletişim kurmak için e-mail adresi: mehmeteminozturk.tr@gmail.com
Yazarın Diğer Yazıları
Ortak akıl’la hareket edin, kiralık akıl’la değil…
Marka kentiniz olsun, 1 milyar dolar borcun olsun
Sürdürülebilir başarı için…
Niçin 2015 Altın Bir Yıl?...
Niçin Kalbe Endeksli Yönetim?
Kurum kültürü “marka”yı sabah kahvaltısı olarakyer
Takım anlayışının geliştirilmesi
Drucker’a göre üç tür ekip…
Ekipçilik
Takım; sözün hedefi ve özetidir
<<  1 | 2 | >> 
İktibas Yazarlar

İnsan Kaynakları
Şirket Kültürü
Kişisel Gelişim
Liderlik
İş Yönetimi
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Künye | Bize Ulaşın | Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2012 yonetimhaber.com | | info@yonetimhaber.com
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2011-2012, Tüm Hakları Saklıdır.