Bugün: 21 Eylül 2017 Perşembe
Favorilerime Ekle | Künye | Reklam
Ana Sayfa | Yazarlar
Print Al
Lider; işleri değil ilişkileri yönetendir



Çok değişik kültür ve yapıya sahip olan farklı insanın bulunduğu iş ortamlarında, bazı gerginliklerin, sürtüşmelerin, yanlış anlamaların, iletişimsizliklerin meydana çıkması son derece normaldir.

Önemli olan bunun bilerek devam ettirilmemesi, iletişim kazalarının zamanında samimi ve açık iletişimle karşılıklı olarak çözülebilmesidir. Şüphesiz bir iş ortamında böylesine sağlıklı bir huzur ortamının oluşturabilmesinde en büyük pay yöneticilere düşmektedir.

Çünkü unutmamak gerekir ki ; sevgi, saygı, huzur yukarıdan aşağıya doğru yayılır.

Yönetici; işe ve çalışana nasıl bakıyorsa, hangi duyguyu yaymaya çalışıyorsa orada da o duygu yayılır.

Zira duygular bulaşıcıdır. Bu yönüyle artık yöneticilerin, lider gibi davranarak ,sadece işleri yöneten değil, ilişkileri yöneten kimseler olması gerekmektedir.

Farklılaşan ve başarılı olan kurumlara baktığımız zaman; bu kurumların başında; çalışanıyla bütünleşen, onlarla yan yana olan, onlara korku değil huzur veren, onları tanıyan, korku yerine saygı ortamı oluşturan, onları dinleyen, onlarla açık ve samimi bir iletişim kurarak, onları ‘’adam yerine koyan’’ liderleri görürüz.

Kurumlarda çalışanları en çok rahatsız eden de iş değil; iletişimsizliktir.

Dolayısı ile aslında işyerlerindeki çoğu problemin altında da yöneticilerle veya iş arkadaşlarıyla olan iletişimsizlik yatmaktadır. Fakat çoğu zaman sorunun görülen kısmıyla ilgilenilip bu kısmı çözülmeye çalışılarak yanlış bir yol işlenmekte; asıl problem ise görülemediği için halledilmemektedir. Bu açıdan kurumlarda çalışan insanların kendilerini rahatsız eden sorunları yönetici ve arkadaşlarıyla rahatlıkla konuşabilmeleri bir endişe ve korkuya girmeden paylaşabilmeleri gerekmektedir. Yönetici ve diğer çalışanların da bunları küçümsemeden empatik bir şekilde dinleyebilmeleri çok önemlidir. Zira paylaşılmayan, anlatılamayan sorunlar evde olduğu gibi genellikle içe atılmaktadır.

Böylelikle zamanla bir yumak gibi içimize oturan problemler, hem maddi hem de ruhi bazı zararları da ortaya çıkarabilmektedir. Bu şekildeki kimseler en azından iş yerlerinden soğumakta ve iş yerlerine yabancılaşmaktadırlar.

Fikirlerini söylemeyen, iletişim kurmayan çalışanlar zamanla sadece işe gelip giden insanlar haline gelmekte, ‘’salla başını al maaşını’’ mantığı ile hareket ederek, çalıştığı kuruma sadakati kalmayan, işini olduğu kadar yapan, emekliliğine gün sayarak ne kendisine ne de kurumuna bir kalite katamayan atıl kimseler haline gelmektedirler. Bu şekilde bir ortam ve çalışanların bulunduğu kurumların başarılı olması ve yüksek performans göstermesi mümkün değildir.

Bu tür kurumlarda kurumsallaşmanın ve ekip çalışmasının yerini bazı yanlış kişilerin katkısıyla ‘’kişiselleşme’’ almakta; zamanla kurum; adı büyük olsa bile ‘’küçük adamlarla’’ yönetilen bir iş yeri haline gelmektedir. Bu sorun önce çalışanlara, sonra da müşteri ve çözüm ortaklarına yansıyarak çöküşe doğru götürmektedir.

Böyle durumlarda problemin odağı genellikle üretim veya finans gibi departmanlarda aranmakta; oysa asıl problemin ‘’kurum içi iletişimin’’ sağlıklı bir zemine oturtturulamamasında olduğu maalesef gözden kaçmaktadır.


Hayati Odabaşı ile iletişim kurmak için e-mail adresi: hayati.odabasi@ihlassondakika.com
Yazarın Diğer Yazıları
Farklı Karakterler, Farklı Davranışlar...
<<  1 >> 
İktibas Yazarlar

İnsan Kaynakları
Şirket Kültürü
Kişisel Gelişim
Liderlik
İş Yönetimi
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Künye | Bize Ulaşın | Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2012 yonetimhaber.com | | info@yonetimhaber.com
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2011-2012, Tüm Hakları Saklıdır.