Bugün: 31 Mart 2020 Salı
Favorilerime Ekle | Künye | Reklam
Ana Sayfa | Kişisel Gelişim
Print Al

Yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?

23 Mart 2020 Pazartesi::

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız? İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı bir genelge ile 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkması kısıtlandı. Bu yaş grubundaki insanların önemli bir bölümünün bu yasağa riayet etmemesi tartışma konusu oldu.

Yazı Boyutu : A A A A

Risk grubunda olan ve hem kendi yaşamını hem de ailesinin yaşamını tehlikeye atan büyüklerimizle ilgili nasıl bir davranış sergilemeliyiz. Onları evlerde tutmak için neler yapmalıyız. 65 yaş üstü yaşlılarımıza yeterince anlayışla yaklaşabiliyor muyuz. Tüm bu sorulara Prof. Ayşe Bilge Selçuk cevap verdi.

İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı bir genelge ile 65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkması kısıtlandı. Bu yaş grubundaki insanların önemli bir bölümünün bu yasağa riayet etmemesi tartışma konusu oldu. Risk grubunda olan ve hem kendi yaşamını hem de ailesinin yaşamını tehlikeye atan büyüklerimizle ilgili nasıl bir davranış sergilemeliyiz. Onları evlerde tutmak için neler yapmalıyız. 65 yaş üstü yaşlılarımıza yeterince anlayışla yaklaşabiliyor muyuz. Tüm bu sorulara Prof. Ayşe Bilge Selçuk cevap verdi.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?

İŞTE PROF. AYŞE BİLGE SELÇUK'UN AÇIKLAMALARINDAN BAŞLIKLAR

YAŞLILARIMIZI GÜVENCE ALTINA ALMALIYIZ

Ülke ve dünya olarak daha önce hiç bilmediğimiz bir dönemden geçiyoruz. Hızla yayılan koronavirüs salgınının durdurulması için her ülke farklı düzeylerde önlem alıyor. Ülkemizde alınan önlemlerden biri de 65 yaş üstündekilerin sokağa çıkmamaları yönündeki karar. Bu yazı yazılırken 65 yaş altı için böyle bir karar henüz yoksa da, koronavirüsün önüne geçilmesi için hijyen kurallarına uyulmasının yanı sıra sosyal olarak birbirimizden mutlaka uzak durmamız gerektiği de kuvvetle vurgulanıyor.


Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
Koronavirüs hepimizi bir şekilde etkiliyor. Çocuklardan yetişkinlere, farklı farklı, herkesin hayatı bu salgından önemli ölçüde etkilendi ve etkileniyor. Alınan tüm önlemler, koronavirüs salgını için bir aşı veya ilaç bulununcaya kadar en az kişinin yaşamına mal olması, mümkünse tek bir kişinin daha ölmemesi için. Ne kadar süreceği henüz kestirilemeyen bu dönemde dikkatimizi en çok vermemiz gereken gruplardan biri çocuklarsa, bir diğeri de yaşlılar.

BİZE DÜŞEN GÖREVLER NEDİR?

65 yaş "yaşlı" demek olmasa da, bu yaştan itibaren sağlık sorunlarının daha fazla görülmesi, sokağa çıkma yasağında bu yaşın sınır olarak belirlenmesinde bir etken. Ben bu yazıda sadece pratik olması açısından, 65 yaş üstünden "yaşlılarımız" diye söz edeceğim.

Sorularımız şunlar: Böyle bir dönem yaşlılarımızı nasıl etkileyebilir? Biz neler yapabiliriz, bu dönemde bize düşenler nelerdir?

Öncelikle sokağa çıkma yasağı ve sosyal mesafelenme gereği yaşlılarımız yalnızlık riski ile karşı karşıyalar. Yalnızlık hissi, depresif duygularla el ele gider; uzun sürdüğünde kişinin depresyona girme ihtimalini arttırır. Bunların tümü, kişinin yaşama sevincini ve yaşama olan bağlılığını azaltabileceği gibi, bağışıklık sistemini zayıflatarak koronavirüs salgını dahil tüm hastalıkların etkisinin daha kuvvetli olmasına sebep olabilir. Dolayısıyla her durumda yalnızlık hissinin kuvvetlenmesi ve uzun süre hissedilmesi, yaşam için bir tehdittir.

YAŞAMA SEVİNÇLERİ AZALABİLİR?

Yaşlılarımız, tek başlarına yaşamıyor oldukları durumda dahi, her zamanki günlük rutinleri yerine getirememek, en basitinden markete, bankaya, her zaman gördüğü arkadaşa, komşuya dahi gidemiyor olmak ve evin içinde kalma zorunluluğu da benzer şekilde umutsuzluk ve yetersizlik hislerini kuvvetlendirerek benzer şekilde yaşam sevincinin azalmasına, depresif duyguların artmasına sebep olabilir.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
HAREKETSİZ KALMAMALARI GEREKİR

Dışarı çıkamadan evde uzun süreler geçirmenin bir diğer olumsuz sonucu da hareketsizlik. Hareketsiz kalmak, beraberinde var olan sağlık problemlerinin ilerlemesine, yenilerinin çıkmasına sebep olabilir, yaşam tehdidini arttırabilir. Genel olarak tüm nüfus için, depresyonla baş etmede spor yapmanın ne kadar etkili olduğu düşünüldüğünde, hareketsizliğin depresyonu arttırıcı bir risk unsuru olduğunu anlayabiliriz.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
SOSYAL DESTEĞE İHTİYAÇLARI VAR

Yaşlılarımıza fiziksel olarak yaklaşamadığımız bu dönemde, peki, yapabileceğimiz neler var?

İlk söyleyeceğim, olası bir yalnızlık ve depresif hissinin azalması için elimizden geleni yapmamız gerektiği. Eşi, çocuğu veya bir yakını ile beraber yaşayan yaşlılarda da sokağa çıkamıyor olmak bu hisleri arttırabilir. Ama özellikle tek başına yaşayan veya bir başka yaşlı ile beraber yaşayanların özellikle sosyal desteğe ihtiyaçları çok yüksek olacaktır.


Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
SÜREKLİ ARAYALIM ARADAKİ BAĞI GÜÇLÜ TUTALIM

Fiziksel olarak bir araya gelememek, bu konuda hiçbir şey yapamayacağımız anlamına gelmiyor. Telefonla konuşmak, her iki tarafın da telefonları elveriyora mümkünse mutlaka görüntülü konuşmak psikolojik olarak çok önemli bir destek. Görüntülü konuşmak, aradaki bağ hissini kuvvetlendirip yalnızlık hissini düşüreceği gibi, yaşlılarımızın fiziksel ve psikolojik sağlıkları konusunda bize ek ipuçları da sağlayabilir.

İnsanı insan yapan özelliklerden biri, bizden daha güçsüz olanlara gösterdiğimiz şefkat, sabır ve merhamettir, çocuklar, yaşlılar, engeli olan bireyler gibi. Zor günlerde bizim kendimizin yaşadığımız güçlükler ve stres, sabrımızı azaltabilir, göstermemiz gereken şefkatli, diğerkam davranışlardan bizi uzaklaştırabilir. Bunun farkında olmamız ve diğerkamlığımızı kaybetmememiz, hatta belki hiç olmadığımız kadar diğerkam olmamız gereken bir zamandayız. Yani kendimize odaklı değil, diğer insanlara ve onların iyiliğine odaklı.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
BİZE BÜYÜK SORUMLULUK YÜKLÜYOR

Koronavirüs salgını, belki ilk kez her bir insana bir diğerinin yaşamı için birebir bu düzeyde bir sorumluluk yüklüyor. Belki ilk kez tek tek her birimizin insanlığı birebir sınanıyor. Bu bazen sıkılsak da gerekli önlemleri almaya dikkat etmek şeklinde oluyor, bazense sosyal hayattan izole olmuş ve desteğimize ihtiyacı olanlara göstereceğimiz ilgi şeklinde.

Fiziksel ilişki kurmadan, sosyal ve moral destek sağlamanın bir yolu düzenli, mümkünse her gün yapılan telefon görüşmeleri, mümkünse sohbet şeklinde. Bir diğeri ise fiziksel ihtiyaçların sağlanması. Dışarıya çıkmayan yaşlılarımızın evde oldukları zamanda temel fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmış olduğundan emin olmalıyız. Yeme-içme, temizlik malzemesi, ilaç gibi. Evde geçirecekleri zamanı kolaylaştıracak hobileri varsa bunlar için gerekli malzemelerin temini gibi. Günlük gazete, kitap, örgü örenler için yün, bulmaca çözenler için bulmaca kitabı, resim yapanlar için malzeme temin etmek gibi. Bunlar çok basit görünmekle birlikte yaşlılarımızın bu dönem ki yaşamlarını kolaylaştırmada büyük fark oluşturur.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
GÜVENDE OLDUKLARI HİSSİ ÇOK ÖNEMLİ?

İhtiyaçları olduğunda ulaşabilecekleri en az üç kişinin telefon numaralarının el altında olması, eve gelen yakındaki bir eczanenin telefonu, bir doktor veya sağlık merkezi telefonu, market telefonu gibi bilgilerin yaşlılarımızda olması güven hislerini arttırır.

Yaşlılarımızın bu dönemde fiziksel olarak hareketsiz kalmamalarını nasıl sağlayacağız?

Sağlıklarının el verdiği basit jimnastik hareketlerini yapmalarının önemi konusunda onları bilgilendirmeli ve teşvik etmeliyiz. Bunun için spor hocaları kısa ve basit videolar hazırlayabilirler, bilgiler paylaşabilirler. Aynı şey nefes egzersizleri için de söz konusu. Nefes egzersizleri doğru ve düzenli olarak yapıldığında yaşlılarımızın fiziksel ve psikolojik sağlığına olumlu etkisi olacaktır. Tüm bunların nasıl yapılacağına dair basit bilgiler yazılı ve görsel olarak ilgili uzmanlar tarafından hızlıca hazırlanmalı ve hem sosyal medyada, hem kamu spotu olarak televizyonlarda düzenli olarak paylaşılmalı.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
DOĞA İLE BAĞI KOPMAMALI

Evde uzunca bir süre kalınacağını öngörerek, medya şirketlerinin tv kanallarını yaşlılarımızın hayatını kolaylaştıracak şekilde düzenlemeleri önemli ve gerekli bir katkı.

Evden çıkılamasa bile doğa ile bağlantının devam etmesi gereken bir zamandayız. Pencereyi açıp derin derin temiz havayı solumak, gökyüzünü seyretmek, kuşlara yem vermek, evdeki, balkondaki, cam önündeki çiçeklerle ilgilenmek, bunların tümü doğa ile bağdır. Yaşlılarımızın doğa ile bağlarını devam ettirdiklerinden emin olmak için bazen hatırlatmalarda bulunmak yararlı olur.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
SAYGILI, ŞEFKATLİ VE POZİTİF OLMALIYIZ

Tüm bunları söyledikten sonra, sadece bunları yapmamızın değil, nasıl yaptığımızın da çok önemli olduğunu vurgulayayım. Amacımız yaşlılarımızın daha iyi olması için katkı sağlamak ise, tüm bunları yaparkenki halimiz tavrımız saygılı, şefkatli ve pozitif olmalı. Küçümsemek, aşağılamak, azarlamak bu dönemde özellikle kaçınmamız gereken davranışlardan.

Corona virüs nedeniyle sokağa çıkma kısıtlaması getirilen yaşlılarımıza bu süreçte nasıl davranmalıyız?
KENDİ MORALİMİZİ YÜKSEK TUTALIM

Sosyal ağların ailede, mahallede veya arkadaş gruplarında yaygınlaştırılması, saygılı ve olumlu bir destek ve ilgi ilişkisinin uzun soluklu ve sürdürülebilir olmasını sağlar. Rotasyon usulü işleyen bir sosyal ağ sistemi sağlamak için gönüllü bir toplumsal seferberlik gerekiyor. Devletten, belediyeler ve muhtarlıklar gibi yerel yönetimlere, aileden komşu ve arkadaşlara kadar farklı grupların böyle bir sosyal destek ağının oluşturulmasına katkı sağlaması lazım.

İnsanlığımızın sınavdan geçtiği istisnai bir dönemdeyiz. Hepimize düşen sorumluluklar var. İlk sorumluluk, bir fark oluşturabileceğimize inanmak, moralimizi yüksek tutmak ve moral vermek. İnsana şefkat ve ilgi kadar iyi gelen şey çok azdır.

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar
Yorumlarınızı yazmak için tıklayın>>
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
İktibas Yazarlar

İnsan Kaynakları
Şirket Kültürü
Kişisel Gelişim
Liderlik
İş Yönetimi
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Künye | Bize Ulaşın | Gizlilik İlkeleri
Copyright ©2012 yonetimhaber.com | | info@yonetimhaber.com
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz © 2011-2012, Tüm Hakları Saklıdır.